Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) Nedir?

"Kamu kurum ve kuruluşları, organize sanayi bölgeleri ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faaliyet gösteren şirketler tarafından, işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere kurulan gerekli donanım ve işyeri hekimleri,A,B veya C sertifikaya sahip iş güvenliği uzmanları ve sağlık personellerine sahip olan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yetkilendirilen birimi ifade eder. "

Harita Bilgisi

 

 

  • İSG Haberler: Ev kazalarında her yıl 10 bin çocuk sakat kalıyor. (devamı)
  • İSG Haberler: Belgesiz İşçi çalıştıranlara ceza kapıda(devamı)
  • İSG Haberler:Tüm İşverenleri ilgilendiren İlkyardım Yönetmeliği Değişti (devamı)

Türkiye’ de İş Sağlığı ve Güvenliği

Çarşamba, 25 Kasım 2015 09:35

Türkiye’de 2012 yılının haziran ayına kadar İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili ayrı bir kanunun bulunmayışı dolayısıyla, İSG ile ilgili genel önleyici düzenlemeler, sorumluluklar ve yükümlülüklere ilişkin İş Kanunu'na; iş kazası ve meslek hastalığının yasal tanımına ilişkin Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na; hastalık ve kaza sonrası maddi tazminatlara ilişkin Borçlar Kanunu'na; cezai sorumluluklara ilişkin de Türk Ceza Kanunu'na başvurulması gerekmekteydi (Hökelek, 2012).

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı, 20.06.2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmış, 30 Haziran 2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için, işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir (6331 İSGK., 2012).

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile İSG’nin kapsamında ve uygulanmasında çok sayıda değişiklik yapılmıştır. Bu değişikliklerin temelini “önleyici yaklaşım” ve “sürekli iyileştirme” prensibi oluşturmaktadır.

Önleyici yaklaşım, eğitim ve bilgilendirme ile çalışanın bilinç seviyesini arttırma; risk değerlendirmesi ile tehlikeleri tespit etme ve bertaraf etme; çalışanların aktif katılımı için çalışanların görüşlerinin alınması ve alınan tedbirlerin yetersiz olduğu durumlarda çalışmaktan kaçınma, yetkili makama başvurma haklarının kısıtlanmaması ve acil durum eylem ve tahliye planları ile muhtemel kazaların zararlarını minimuma indirmesidir.

Sürekli iyileştirme, İSG eğitim ve talimatlarının, risk değerlendirmelerinin, acil durum ve tahliye eylem planlarının çalışan sayısına ve işyeri tehlike sınıflarına bağlı olarak periyodik olarak tekrarlanmasını öngörmektedir (TBMM, 2014:18-20).

İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirecek risk değerlendirme ekibinin kurulması ve bu ekibe gerekli kolaylıkların sağlanması, kontrol, ölçüm ve araştırmaların yaptırılması zorunludur (6331 İSGK., 2012)

Çalışanlara: iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin periyodik olarak verilmesi, bilgilendirmelerin yapılması, güvenlik bilincinin oluşturulması, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, diğer sağlık personeli ve destek personeli gibi İSG alanında uzman personellerin istihdamı ve çalışanların da katılımları sağlanarak; iş sağlığı ve güvenliğinin işyerinin bütününde benimsetilmesi ve uygulanması sağlanacaktır.

İSG alanındaki önemli bir diğer değişiklik çalışan sayısını gözetmeksizin tüm çalışanları kapsayacak düzenlemeler yapılmasıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nda ki İSG ile ilgili maddeler kaldırılarak elliden fazla çalışan, sanayiden sayılan işyeri vb. ayrımlar yürürlükten kaldırılmıştır. 6331 sayılı İSG Kanunu tek bir çalışanın bulunduğu işyerinde gerekli tedbirlerin alınmasını, gerekli iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sağlanmasını öngörmektedir (TBMM, 2014:19-21).

6331 sayılı İSG Kanunu’nun yayınlanmasıyla iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının kapsamı genişletilerek “en az elli işçi çalıştıran sanayiden sayılan işyerleri” sınırının ortadan kaldırılması sonucu; mikro ölçekli (1-10 çalışan) işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin maliyetlerini karşılamada güçlük çekeceklerinden dolayı, mikro ölçekli işletmelere devlet desteği getirilmiştir. Şöyle ki; kamu kurum ve kuruluşları hariç, 10’dan az çalışanı olan, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesine yönelik giderleri, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilecektir (RG:28861, 2013).

İSG Kanunu’nun getirdiği bir diğer yaklaşım “katılımcı yaklaşım” iş sağlığı ve güvenliği kurulu, çalışan temsilcisi, çalışanların bilgilendirilmesi, görüşünün alınması, katılımlarının sağlanması çalışan işveren işbirliği konusuna verilen önemi göstermektedir (6331 İSGK., 2012).

6331 sayılı İSG Kanunu’nda işyerleri tehlike sınıflarına göre az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri olmak üzere üç kategoriye ayrılmış, işverenlerin ve çalışanların sorumlulukları tehlike sınıflarına ve çalışan sayısına göre ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Çalışan, işveren ve alt işveren ilişkileri, ortaklaşa yürütülen ve ortak alanda yürütülen işlerde koordinasyon ve sorumluluk paylaşımı net olarak ortaya konulmuştur. İşveren, iş güvenliği profesyonelleri, çalışan temsilcileri ve çalışanların sorumluluk dağılımları şu şekilde kategorize edilebilir (6331 İSGK., 2012).

İşveren;

İş sağlığı ve güvenliği için sürdürülebilir iyileştirme politikası geliştirmek,

İşletmede iş sağlığı ve güvenliği organizasyonunu oluşturmak,

Risk değerlendirmesi raporları gözeterek gerekli önleyici tedbirleri uygulatmak,

Eğitim, seminer, bilgilendirme, işbaşı konuşmaları ve organizasyonlarla mesleki risklerin önlenebilmesi için bilinçlendirme faaliyetleri yapmak,

Çalışanları niteliklerine uygun işe yerleştirmek,

Çalışanların sağlık ve güvenlik gözetimlerini yapmak,

İzleme, denetleme ve uygunsuzlukları tespit etmek ve mücadele etmek,

Birden fazla işverenle ortaklaşa kullanılan ortamlarda koordinasyonu sağlamak,

Alt işveren aracılığıyla yürütülen işlerde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sağlanıp sağlanmadığını takip etmek.

Bu faaliyetleri yürütülebilmek için çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde (A) sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde en az (B) sınıfı, az tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde en az (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı ile bütün tehlike sınıflarında yer alan işyerlerinde işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli istihdam ederek, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık güvenlik birimlerinden hizmet alarak iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesini temin etmelidir (RG:28512, 2012).

 İş sağlığı ve güvenliği açısından “nihai sorumluluk” işverene ait olup, bu alanda işyeri dışındaki taraflardan hizmet alınması işverenin kanunda belirtilen sorumluluklarını ortadan kaldırmamaktadır (6331 İSGK., 2012).

İş Güvenliği Uzmanları ve İşyeri Hekimleri;

İşverenin talimatları doğrultusunda iş sağlığı ve güvenliği organizasyonunu sağlamak,

Risk değerlendirme ekibini toplamak, risk değerlendirmesi yapmak, gerekli tedbirleri işveren onayı ile yerine getirmek,

Yıllık eğitim planlarını hazırlamak ve uygulamak. İş Güvenliği Uzmanları ve İşyeri Hekimleri görevlerini yerine getirirken yetkileri kapsamında işverene karşı sorumludur. Bu sorumluluk kapsamında İş Sağlığı profesyonelleri, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hususları işverene ileterek görevlerini yerine getirir.

Yetkileri kullanmaları ve görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür.

Çalışanlar;

İş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim almak, bilgilenmek,

Çalışma arkadaşlarının ve kendisinin sağlığını ve güvenliğini tehlikeye düşürecek hareketlerden kaçınmak,

Temin edilen kişisel koruyucu donanımları ve diğer ekipmanları doğru kullanmak ve zarar vermemek,

Sağlık gözetimi için yapılan kontrol ve muayeneleri düzenli olarak takip etmek,

Eğitimler ve verilen talimatlar doğrultusunda öğretilen iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymak.

İşletmede iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda görüş bildirmek ve katılım sağlamak ve iş sağlığı ve güvenliğinin temin edilmesinde gerekli faaliyetleri yürütmek zorundadır.

Çalışan temsilcileri;

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılarak, çalışmaları izleme, tedbir alınmasını isteme ve tekliflerde bulunma ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkili çalışanlardır.Çalışan sayısına bağlı olarak artan sayıda çalışan temsilcileri sayesinde çalışanların görüşleri iş sağlığı ve güvenliği kurullarına ve problemleri çözme niteliğine sahip birimlere aktarılabilecektir.

Son Düzenlenme Perşembe, 26 Kasım 2015 14:53